anlaşılır

anlaşılır begreiflich; klar

Türkçe-Almanca sözlük. 2013.

Schlagen Sie auch in anderen Wörterbüchern nach:

  • MAYU'KAL — Anlaşılır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıkça — zf. Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıkçası — is. 1) Doğrusu, açık olanı, anlaşılır biçimi, gizli kapaklı olmayan yanı Şayet kızar gibi olursa açıkçasını söyleyeyim. S. M. Alus 2) zf. Açık olarak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıklanabilir — sf. Anlaşılır duruma getirilebilen …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açıklanabilmek — nsz Anlaşılır bir duruma getirilme imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beliğ — sf., esk., Ar. belīġ 1) Belagati olan, belagatli 2) Anlaşılır Çeşmeden sökülmüş o kitabenin yeri kendisinden daha beliğ bir şekilde, hafızamda kaldı. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • belirmek — nsz 1) Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek Karanlıkların ardından birçok adamlar belirerek acayip birtakım eşyalar taşıyor. R. H. Karay 2) Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek Kafasında… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • berraklaştırmak — i 1) Berrak duruma getirmek, durulaştırmak 2) Açık, net ve kolay anlaşılır duruma getirmek İfadeyi berraklaştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bilcümle — sf., esk., Ar. bi l cumle Bütün, hep Memurlarımıza, halkla temas eden bilcümle elemanlara, anlaşılır, yumuşak ve devlet memuruna yakışır bir Türkçe konuşmasını öğretsek... B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolaşık — sf., ğı 1) Karışık (saç, ip vb.) Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var. Karacaoğlan 2) Dolaşarak giden (yol) Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş. A. Haşim 3) mec. Kolay çözülmeyecek veya içinden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.